Lebalep Salgını

Dünya da Covid-19’un ilk vakası 01 Aralık 2019 da Çin’in Wuhan kentinde, ilk ölümü 01 Şubat 2020 de aynı yerde görülmüştür. Ülkemizde ilk vaka 11 Mart 2020 de ve ilk ölüm de 15 Mart 2020 görülmüş ama yer ve isimler kaydedilmemiştir. Son kayıtlar, toplam ölüm sayısının dünyada 1,8 milyon, Türkiye’de ise 30 bin olduğunu belirtiyor. Salgının bize has bir başka özelliği de, henüz ilk yılını doldururken yeni keşfettiğimiz ”Lebalep Salgın” ismini kazandırmış olmamızdır.

Maske, mesafe ve temizlik diyerek Emniyet Teşkilatını ceza kesmek için yarışa sokan iktidarın tek adamı, partisinin kongrelerinde kendi kuralına ters düşer ve salonların “lebalep” dolu olmasını 83 milyona göstermek ve duyurmak ister. Sadece bizim değil,  tüm dünya milletlerinin kâbusu olan bu salgından korunmak için gereken önlemlere razı olmamız gerekiyor. Bir yıldan beri bu kapsamda, çoğu zamanımızı ev hapsinde geçirmiş 65 yaş üstü vatandaşlar olarak üzerimize düşeni yaptık.

Son bir yılın kısıtlı geçen hayatımızda, çocuklarımızı sınırlı gördük. Akraba, arkadaş, eş-dost ziyaretine gidemedik ve gelenleri de kabul edemedik. Alış-veriş, tatil ve sağlık kısıtlandı. Bunlara uymayanlar anında cezalandı. Ama kongrelerinizde, her şey rafa kalktı. Yasağınızı yok sayan sizin, bize uygulama hakkınız kaldı mı? Cezalar az değil, çalışan ve emeklilerin ortalama 1,5 maaşıdır. Anladık, serde imamlık var, dediğinizi yapıyor, yaptığınızı yapmıyoruz, bu kadarda kötü örnek olunmaz ki?

AKP, 20 yıla yakın ülkenin milli değerlerini satıp savurarak, bitirmeğe çalışıyor. Siyasi etkinliklerini de taşıma yöntemiyle sürdürüyor. Ama bu yılın çok farklı olması gerekirken, salonları lebalep taşıma yöntemi ile doldur ve onların yarısını başka illere virüs taşıyıcısı olarak götür. Hem yasak, hem de serbest, partinizi kurtarma uğruna oylarını isteme hakkınız var, salgın riskine göz yumma hakkınız da var mı?

Ülkemizde tarım ve hayvancılık kendine yeterken, şimdi tümüyle dışa bağımlı olduk.  Eti, sütü, tahılı, bakliyatı tütünü ve şekeri dışarıdan alıyoruz. Tatsız, tuzsuz ve kalitesi belirsiz ürünler, neden, niçin, bunları anlamak zor. Kendi insanın boş dursun, başka milletlere para kazandır. Rava mı bu millete?

Paramız bitince, işsizlik ve fiyatlar artınca, hatamızı anlamamız gerekiyor. Hıfsızsıha Enstitüsü kararı hatasını, pandemi de aşı üretemeyince anladık mı? Keşke anlamış olsak,  çünkü cumhuriyet dönemi, 15 kadar salgını durduran kurum büyük avantaj olurdu. Belki araştırıp kendi aşısını üretmiyordu ama patent ile üretip zamanında ihtiyaç karşılayarak sağlık sektörünün işini kolaylaştırıyordu.

Kapatmak, satmak, yok etmek yerine, araştırıp üretmek olamamış, siz yapsaydınız olmaz mıydı? Buda gösterdi ki, siz üretmeden tükettiren iktidarsınız. Ayrıca sizler bu yılki kongreler ile covid-19’a, “Lebalep Salgın” boyutu kazandırmış oldunuz.  Pişman olunacak sonuçlardan uzak kalmayı diliyoruz.

25 Şubat 2021

Hüsnü ARSLAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s