Toplumsal değerlendirmeler göstermiştir ki, savunulan ve korunan her alan, sevgi ve bağımlılık olguları ile devam ettirilir. Özellikle Türk toplumlarının, zaman mevhumunu kaldırıp, uğruna nice canları feda etmesi bu anlayışın simgesidir. Vatan, bu yerlerin başında gelir. İllerimiz, ilçelerimiz ve köylerimiz, hatta her biri bir aileyi barındıran evlerimiz vatan anlayışının devamındaki parçalarıdır. Henüz Evrenden söz edemeyiz ama insanlık için dünyamız da vatan sayılmaz mı?
İnternet kayıtlarına göre 2025 yılında dünya’daki ülke sayısı 197’dir. Ülkemiz sadece onlardan biri ve gururla ifade edebiliriz ki, tümünden daha şanslı bir alandır. Vatan’ı koruyanlar üzerinde yaşayan millettir. Mesela, her aile ve her birey bilir ki, 20 yaşa ulaşmış her erkek askere gider. Geçmişten beri askerlik süresi, (er ve erbaş)’lar için 36 ay, 30 ay, 24 ay, 18 ay, 12 ay, ve son olarak 6 ay’a kadar düşmüştür. Sanırım düşüş nedenleri nüfusun çoğalması, eğitimin yaygınlaşması ve ekonomik yüktür.
Ülkemiz insanları, büyüttükleri erkek evlatlarını davul eşlikli törenler ile askere yollar. Son 23 yılın yönetimleri bu güzel olayı dahi istemez olmuştur. Çünkü çocuklarını askerden ve özellikle çatışma bölgelerinden uzak tutarlar. Bunları fark eden normal aileler, “Parası olan bir ay, dayısı olan hiç askerlik yapmıyor” düşüncesi ile kırgındır. Olayın ekonomik boyutu, itibar denilen saltanat için geçersizdir. Tasarruf, mahrumiyet çeken halka, tüm geçim sıkıntılarına rağmen yüklenmiş olmasıdır.
Vatan sevgisi dedik ekonomiye takıldık değil mi? Ama haklıyız, ne olursa olsun vur abalıya derseniz bu kadar eleştiriye de katlanmanız gerekir. Evet, haklıyız! 23 yıl baş tacı etmişiz sonuç, ben dilediğim kadar harcarım ama siz kalabalıksınız. Çok para veremeyiz. Sizin göreviniz olanla yetinmektir Biri yer diğeri bakar, yiyenler sadece sefa sürenler değil, yandaşlar, kol kola yürünen tarikat ve cemaatlerdir. İddialıyım, yüz kadar olan bu yerler ile FETÖ arasında en ufak fark yoktur.
Vatan sevgisinin dorukta olduğu 103 yıl öncesinde, manzara iç açıcı değilmiş. 350 bin kahraman şehit ve aileler katlanmış fakirlik içinde, kolay mı? Başta kurtarıcıların olması büyük şans olmuş. İtibar için saray yerine Çankaya’daki bağ evi ile idare etmişler. Halka daha çok çalışalım üretelim ve namerde muhtaç olmayalım demişler. Andımızla, “Türk milleti zekidir, çalışkandır” diyen bir lider, malını mülkünü dışarıya değil kendi milletine hibe etmiştir. Ben dünya liderim dememiş, milletler, Mustafa Kemal Atatürk, dünya lideridir demiştir.
Halkını papağan gibi yetiştiren değil, düşünen, sorgulayan ve araştıran yani çağdaş eğitim ile donatan olmuşlar. Cumhuriyetin ve demokrasinin ilkelerini gösteren, güçlü bir ülke olmanın yolu siyasal olduğu kadar ekonomik bağımsızlığa bağlıdır diyen Atamız, tam bağımsızlığın şartı budur dediği için dünya lideridir. O, diğer milletlerin “bu millet asla kendine gelemez “ dedikleri ama kendilerinden daha demokrat hale getirdiği için dünya lideri olmuştur.
On gün sonra bir Milli Bayramımız, Zafer Bayramımız var. 87 yıl önce vefat eden kurucu liderlere hakaret edenler, bu bayramları halka unutturamıyorlar. Arada bir “Yerli ve Milli” diyorlar, demek ki, yerliyi bitiriyoruz milliyetçiliği tanımıyoruz demek istiyorlar. Ne derlerse desinler, asıl yapıları halkımızın anlaması yeter. .
21 Ağustos 2025
Hüsnü ARSLAN