Sosyal Devlet

Devlet tanımı ile aile tanımı arasında çok büyük benzerlik vardır. Bu yüzden Türkiye Cumhuriyeti(TC)’nin kuruluşu ile vatandaşlık bilincinin geliştirilmesi, ilköğretimdeki eğitime andımız ile başlatılarak desteklenmiştir. Çağımızda hala orta çağın devlet adı ve sistemleri devam etse de, sosyal bilince ulaşmış toplumlar, anayasalarına “Sosyal Devlet” kavramını yerleştirmeğe özen gösterirler. Amaç, ümmetçilik ile başarılmayan toplumsal dayanışmanın milliyetçilik ile kazanılmasıdır.

Bu günlerde, tarihi Ayasofya’nın ibadete açılması, gündemin başındadır. İstanbul’un iki yeri, Taksim ve Ayasofya, siyasi çıkar için vur kaç politikası yapılan noktalarıdır. 18 yıllık AKP iktidarı, bu taktikler üzerinde iyice uzmanlaşmıştır. Geçmişten beri din sömürüsü ile siyaset yapanların bu farkını AKP tepe noktaya taşımıştır. Çünkü iyice bozulan ekonomiye rağmen koltuklarını koruyabilmenin son çaresidir.

İstanbul, 567 yıl önce fethedildiğinde, Müslümanların, toplu ibadet yeri olmadığı için Ayasofya cami haline getirilmiştir. Ancak, sonra her yer camiler ile dolmuştur. Bu ibadet yerlerinin kimisi ihtiyaçtan, kimisi de adını yaşatmaktan dolayı yapılmıştır. Osmanlı fetihleri, askeri ve stratejik güçten çok ekonomik güç kazanma amacı ile olmuştur. Ama halifeliğin üslenilmesi ekonomik kazanımı engellemiştir.

Araplar halifeliği Osmanlıya teslim ederek, hem yıllık ödemelerini azaltmışlar, hem de sahip oldukları inanç ideolojilerini satabilmişlerdir. Son bir asırlık Cumhuriyet rejimi etkilerine rağmen toplumdaki arap hayranlığı hala devam ediyorsa nedenleri, hilafete dayanan ama uzun vadede ekonomik avantaj durumuna gelmesidir. Şimdi de, sosyal devlet ile kazandıklarımızın neler olduklarına bakalım.

Evet, sosyal devlet düşüncemiz yaygın olarak cumhuriyet ile başlamıştır. Sevgi ve saygı esaslı aile yaşamı, pozitif bilim esaslı eğitim, imkânlar ölçüsünde oluşturulan iş yerleri, seçme, seçilme ve demokrasi için atılan adımlarla, medeni dünyaya yakınlaştık. Kültür, sanat, sanayi ve teknolojide bilmediklerimizi öğrendik. Bunların tümü sosyal devlet ile olabildi ve ümmet anlayışının geride kalmışlığı yenildi.

Sosyal devlet kapsamında siyaset, eğitim ve öğrenim, mülkiyet, çalışma ve de geleceği güvence altına alma özgürlükleri vardır. Bunlara örnek olarak en sondaki emeklilik haklarından kısaca bahsedelim. İki yıllık milletvekili’nin başka hiçbir iş yapmasa da, hak ettiği kıyak emeklilik tümüyle koca bir haksızlıktır. Birde SSK lı ve özel sektörde tavandan prim ödeyerek emekli olmuş bir eleman, aynı toplam prim ve çalışma süresi ile emekli olmuş üst derece devlet emeklisi kadar maaş alamıyor neden? Bence olması gereken emekli maaşı, nekaa ekmek okaa köfte sayılır.

Evet, sosyal devlet bunları çok iyi değerlendirip yerine getirendir. Son günlerin bir gündem konusu da kıdem tazminatlarıdır. Şimdi AKP’nin niyeti her çalışanın kıdem tazminatını toplayacak ve ekonominin kara deliklerini tıkayacak. Emekli olunca da, haklısın ama hazine boş diyerek savacak. Seçimle gelip, biz günü zor kurtardık, Hak, Adalet, Sosyal Devlet neki, hakkını helal et diyemez ve bu sıkıntıyı bir başkasına aktaramazsın.

12 Haziran 2020

Hüsnü ARSLAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s