Rant

İnsanlar, giderek doyumsuzlaşıyor ve herkes kolay yoldan köşe dönmeye çalışıyor. Daha dün Anadolu köyleri merkezlerinde, örneğin camii yakınlarında ev yeri özlemi çekenler, bu gün kent merkezlerini talan ediyor. Evet, konu çok taze ve canlı, o zaman hemen başlayalım rant, reyting ve onların da ötesinde azgınlığın halini görelim.

Rant’ın tanımı, “Bir malın, mülkün ya da paranın, belirli bir süre sonunda, hiç emek verilmeden sağladığı gelir” demektir. Bence tanımlamada bir haksızlık var. Çünkü rantçı, böylesine büyük imkânları kısacık bir sözcük ile anlatabilmiş, bu da bir emek değil midir?… Birde rant ile birlikte reyting dedik. Sanırım sözcük yakınlığı yanında anlam yakınlığı da var. Biri yerelde, diğeri medyada, her ikisi de aynı amaçtadır.

Konumuz rant, paravanı deprem, gidiş yolu dönüşüm, amacı rant’a ulaşmaktır. Rantı oluşturan Hükümet, yani Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, doğru adı Rant Bakanlığı’dır. Belediyeler bir ana yol yani bir bulvar düzenler. Sağında solunda sağlamca ve üç-beş katlı konutların oluşmasına ve altlarında dükkânları da olmasına aracı olur.

Sonradan bir deprem olur ve herkeste etekler tutuşur. Ama dönüşümle iyileştirmede gidilen yer öncelikle bulvar olur. Aslında mahalle içi yapıları daha eski ve risklidir. Bu işe soyunan müteahhit ve onlara olur veren bakanlığa rantçı denmez mi? Rantçıların ortaklığı geldikleri yere bağlıdır. Yani, kentlere göçmeden önce, köy merkezlerinde ev yapabilen seçilmişler ve ticaret erbaplarıdır.

Köy merkezinde olamayanlar, kentlere göçerek güç-bela sahip olduğu kondu’da veya riskli evde canları pahasına devam eder. Dikkat ederseniz dönüşüm talanı büyük kentlerin derdidir. Projeler dikey mimariye göredir. Örneğin, 24.09.2019 Silivri depreminde devrilen gökdelen, yanındaki sağlamına yaslanarak faciadan kurtulmuş ama bu olay mahalle içinde olmuştur. Buda rant’ın bir başka boyutudur.

Devlet vatandaş arası güven, anayasal düzenleme gereği idi. Bu bakımdan vatandaş devleti koruyup kollayan bir baba gibi görürdü. Artık devlet babalığı yerini, yandaş babalığına bıraktı. Açıkça, bu düşünce demokrasi ile başladı ve giderek doruğa ulaştı. Buradan çıkan sonuç, biz Ortadoğuluyuz ve demokrasinin şartları işimize gelmiyor.

Son 17 yıllık yönetiminde tersine gidenleri başlıkları ile sıralarsak, 1.sırada rantlı kayırma, ikinci sırada liyakat sıfırlama, 3.sırada eğitim kargaşası ve 4.sırada ise yap işlet devret uygulamasıdır. Konumuz rant olduğuna göre, yaptığı her işin görülen hatalarına rağmen büyük ihalelerin hep aynı kişiye verilmesidir.

Son günlerin yeni bir rant olayı, o da, tarihi Haydarpaşa Garı ihalesidir. İhaledeki tartışma yerel yönetimin saf dışı edilmesi ile başladı ve kayırmalar ile iktidarın yandaşına verilmek istenmesine kadar taşındı. Benzeri şaibelerden dolayı kamuoyu tepkileri vardır. Umarım kamu vicdanını yaralayan bir durum olmadan sonuçlanır.

24.10.2019

Hüsnü ARSLAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s