Her gün, hatta her saat başında ülkemizde hemen her şey değişikliğe uğruyor Belediyeler basılıyor, çarşıda pazarda etiketlerin rakamları büyüyor. Bunların hepsi neden oluyor biliyor musunuz? Emeklilerin ortalama %13,64 ile çalışanların %30 zamlarını karşılamak içindir. Keşke sebep sadece bunlar olsaydı, çünkü asıl amaç seçilmişlere, atanmışlara, yandaşlara, saltanata ve başarısızlıklar için harcamaları karşılamaktır. Tüm bunlar olurken, değişmeyen bir söz var, o da, “Biraz daha sabır”.
Konumuz, 22 yıllık bir iktidarın başarısızlıkları yüzünden çektiğimiz sıkıntılardır. Belirtilen hesapsal tanımlara takılacak doğrucular için gereksiz de olsa rakamsal ayrıntıları açıklamak istiyorum. Farklı zam oranlardaki emeklileri yarı yarıya kabul edip, farklı %’lerin toplamını 2’ye bölüp %13,64 ulaştım. Çalışanların tamamını asgaride düşünüp zam oranının da %30 varsayıması açıklamam için bağışlayın.
Toplumumuzun yaşamakta olduğu sıkıntıların ciddiyetini, uluslar arası fakirleşme istatiklerine bakarak dünya sıralarının başlarında olduğunu görüyoruz. Ne yazık ki bunu, yeni göreve başlayan değil de, 22 yıllık deneyimliler yüzünden yaşadığımızı görenler azdır. Bu zatlar, gerçeği inkâr etmiyor ama sorumlukta üslenmiyor. Böylece, başkasının hatasını onarıyor algısı yaratıp, asla özverili olamıyorlar.
Orta büyüklükte 90 milyonluk ve uzun tarihi geçmişi olan köklü bir milletiz. Son bir asırdır feodal yapıdan Cumhuriyet ve Demokrasiye dönüşmeye çalışıyoruz. İslam toplumu olarak medeni toplumların arasında olmanın farkını idrak edememiş olanlar olsa da, milliyetçiliğimizi medeniyetlere yaslayıp(Laiklik ilkesi) Avrupa ülkesi olmanın her açıdan yararını anlayan bir toplum olabilmeyi başaramadık.
Bu başarısızlığın başlıca iki nedeni var. İlki ve en etkilisi, son dünya ağası ABD, bu bölgede ve özellikle bizim AB ile entegre olmamıza engel olmasıdır. İkincisi, sözde demokrasi teranesi ile yönetime talip siyasi ekibi kendine bağımlı olması için aşırı çaba harcamasıdır. Bunları bende kanıt aramaya gerek olmadan düşünüyor ve yazabiliyorum. Çünkü son 75 yılda olan darbelerin arkasında demokrasiyi sakız gibi çiğneyen ABD’nin oluşu zaten kanıt demektir.
Bu millet, ABD’nin bölgede demokrasi istemediğini hala anlayamamıştır. Tarikatları hortlatan, teröristleri besleyen ABD, demokrasi dese de kim inanır. Kıbrıs çıkartması yapıldı, cebimiz boş ta olsa başımız dik gezdik.40 yıl sonra zorunlu malları üreten yerleri kapattık ve şimdi onları dışarıdan almak için borç para dileniyoruz. M. Akif Ersoy, Bülbül şiirindeki “Eşin var aşiyanın var baharın var ki beklerdin kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül nedir derdin?” mısrasını bu gün yazsaydı size hitap etmiş olurdu.
Bir asır sonra hala ekonomik sıkıntıları aşmak için sabır isteniyor. Sabredeceklerin umudu kalmış mıdır? Sanırım sabır isteyen de umutlu değildir. İşte bu yüzden demokrasinin kutlu ve mutlu adımları Liyakat, Özveri ve Adalet’e acilen ihtiyaç vardır.
20 Ocak 2025
Hüsnü ARSLAN