Tarih boyunca büyük devlet iddiaları hep olagelmiştir. Buna Osmanlı devleti de katılıp Anadolu ve çevresinde büyük bir alanda yaşayan milletleri yöneten olmuştur. Ancak, büyük devlet olabilmenin en büyük payı, güçlü liderler ve o liderin arkasındaki büyük milletlerdir. Ayrıca, şimdiye dek öne çıkmış büyük devletlerin tartışılan yanları olup bu hususların görülebilineceği yerler de, güvenilir tarihi belgeler olacaktır.
Büyük devletleri, çok uzaklara gitmeden ve tanıyabildiklerimiz ile anlatmaya çalışalım. Tarihin en eski uygarlıklarının yaşandığı Ortadoğu, aynı zamanda ticaretin ve değişik uygarlıkların hatta günümüzde de sürdürülen dini inançların oluştuğu bölgedir. Evet, o inançlar popülaritesini kaybediyor. Çünkü yaşayan temsilcileri, temel değerlerine zarar veren olmakta ve güvenirliklerini azaltmaktadırlar.
Zebur ile Tevrat iç içe girip, mensupları da sınırlı kalmıştır. Hıristiyanlık ise, 2024 yıla rağmen, 290 yıl önce mensuplarının vetosu ile etkisi azalmıştır. İnançların sonuncusu Müslümanlık, 1415 yıllık olmasına rağmen, başlangıçtaki eforu ile devam edememiş ve çağın iyice gerisinde kaldığı, merkezi olan Ortadoğu ülkelerinin durumu ile sabittir.
Ortadoğu’nun bilinen son büyük devleti, Osmanlı devleti olup, Çin, İngiltere, SSCB ve ABD’yi ekleyebiliriz. Peki, Büyük Devleti nasıl tanımlamak isteriz? Sanırım fedakâr, demokrat bir aile büyüğüne benzesin isteriz ama sıraladığımız devletlerin tamamı farklıda olsa bu tanıma uymuyor. O zaman biz imkânsızı bekliyoruz, çünkü ailedeki kan bağının olumlu yanlarına milletlerin çıkarları ters düşebiliyor.
Büyük Devleti biraz da oluşturanlar açısından bakarak anlatalım. İstisnasız her büyük devleti oluşturan büyük liderleri vardır. O liderleri farklı kılan üstün zekâları, ülkesi için özel olarak hazırlandığı büyük hedefleri ve oralara ulaşmak için ikna yetenekleridir. Osmanlı’daki büyüme dönemi 220 yıl sürmüş ve o süredeki Padişah’ların tamamı büyük devlet olma yolunda uğraşmışlar ve sonrasında 500 yıl yaşayabilmiştir. Bu asla küçümsenemez ama bu kadar büyüme ve yaşamanın asıl sebebi, arkalarında olan Türk milletinin vefasıdır. Aslında Osmanlının çöküş nedenleri de açıktır. Bunlar, aslını inkâr etmek, din ve devlet işlerini birleştirmek ve saltanat ile sefahate düşkünlük olmuştur.
18.yy’dan sonra, denizlerde üstünlük sağlayan İngiltere, üzerinde güneş batmayan dünya devleti olmuştur. Böylece ekonomik olarak ta güç kazanmış ama 2.dünya savaşında bu üstünlük ABD’ye geçmiştir. Bu iki büyük güç arasındaki fark, son 80 yılda Vietnam ve Ortadoğu’daki sefilliğin, önceki İngiliz kolonilerinde görülmeyişidir. Buda, iki büyük devlet arasındaki insani değeri, yani asalet farkını göstermez mi?
Osmanlı sonrasındaki dönemimizde (TC’de) büyük devlet olamasak ta, demokrasiye büyük atılımlar ile girdiğimiz açıktır. Mesela kadınlarımız için seçme ve seçilme hakkı, demokrasiye uygun kurum ve yasal düzenlemeler, halkın çağdaş bilim ve sanatlar ile tanışması, en önemlisi de köleliğin kaldırılmasıdır. Bir asır sonra ülkemizde çıkar için köleliğin önünü açmaya, laikliğe karşı olmaya, demokrasi düşmanlığı denmez mi?
22 Aralık 2024
Hüsnü ARSLAN