Başıboşlar

Bir önceki yazımda “Tut Elimi Yoksa…”demiştim, bu gün ise, bir insanın uzattığı ele patisini koyamayan, yani son yasa ile tanımı yapılmış sokak hayvanlarını anlatmaya çalışacağım. Ben köy çocuğuyum, hayvanlar ile iç içe büyüdüm. Evcillerin yardımını, zaten biliyorduk. Yabanıl olanları zararlı görsem de, zamanla Yüce Yaradan’ın doğa için uygun gördüğünü de anladım.

Ben 1940 doğumluyum, 1945 ile 1955 arasını bilerek ve o zamanlar Kastamonu ilinin Cide ilçesine bağlı Kuztekke Köyü’nde yaşadım. Her aile’nin ahırında beslediği öküz, inek, manda, at, eşek, katır, koyun, keçi, tavuk, kedi, köpek ve yavruları vardı. Hepsini değilse de, en azından ihtiyacı olanlarını beslerlerdi. O hayvanların tamamı sahipliydi, kontrolsüz artışları ile başıboş dolaşanlarını hiç hatırlamıyorum. İhtiyaç fazlası diyerek, kedi köpek yavrularının yok edilmesini(katlini) de hatırlamıyorum.

Hatırladığım bazı hoş olmayan durumlar var ki, seksen yıl sonra dahi o anılarım geri gelince kanım donmuş gibi oluyor. Elbette bu olaydaki kişileri açıklayamam ama her gün yardım aldığı öküzlerine aralıksız savurduğu galiz küfürler ile birlikte uyguladığı şiddetten dolayı, hayvanların arka bölümleri kan revan içinde kalırdı. Bu amcalarımız da, yaşlanan herkes gibi hakka kavuştu. Sanırım hatalarını oralarda anlıyordur.

Şimdi, son günlerdeki sokak hayvanları ve onlardan insanlara da aktarılan kuduz virüsü ile mücadeleye gelelim. Türkiye, 27 Avrupa ülkesi içinde, kuduz zararlarından en az etkilenen ikinci ülkedir. Evet, ölümcül bir hastalığın azı çoğu düşünülmez ve tedbiri alınır. Ancak bu konu yeni değil 5-6 yıldan bu yana gündemdedir. Yaşanan olayların birçoğu belediyelerin iktidarda iken seçim kaygıları ile önlem alınmamıştır. Ama muhalefete geçince kazanan belediyeciler ve kazandıran halk cezalandırılıyor.

Toplumsal bir olayda sorunlar hiçbir zaman sen/ben ile çözülememiştir. Lafa gelince devlet hizmetinde devamlılık der ama çözümsüzlükler çamur gibi savrulur. Kul hakkı unutulur saltanat ve savurganlık başlar. Adliyelerimizin duvarına “ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR” yazar ama o güzelim yargılamalar sonucu oluşan adalet tarihte kalır.

Bu günün saraylıları ve yandaşları geçmişten söz edilince, “tarih neki, siz geleceğe bakın” derler. Evet, 80 yılın imkânlarını yaratanlara üstte öküzlerine küfreden gibi hakaret edip, son 22 yılda sıfırı tüketince çatacak adam ararlar. Eğer bu millet bunu görebildiyse geç kalmıştır ama “zararın neresinden dönersen kardır.”ı unutmayalım.

 Karar verildi, sokak hayvanlarının yaşam mücadelesi karşılaşacağı insanların insafı ile sınırlandı. Yaşamaları için önce elini uzatan insaflıyı bulmak ve patilerini açılan ele koymaları gerekiyor. Çünkü tek adam merhameti, söyleme uygun değildir. Emeklisini, asgarilisini düşünemeyen devletin sokaktaki hayvanını düşünmesi imkansızdır.

04 Ağustos 2024

Hüsnü ARSLAN

Yorum bırakın