Faydalı Uyarılar

Bazen duyduğumuz uyarıların belkide en iyisi, “ihtiyacın olduğunda, yanında kötü bir dostun olacağına iyi bir düşmanın olsun.”söz dizisidir. Kötü ile iyi’yi kaldırsak, o zaman sadece dostu tercih edeceğimiz kanısındayım. Tabii bu bir olasılık konusu, düşmanın iyisi dostun kötüsüne tercih edildiğine göre, kötü ve iyi anlamları ile gerekçeleri üzerinde duralım istiyorum.

Buradaki çıkış noktamız, yardım alabileceğimiz birisidir. Güven duyduğumuz bir dostumuz var ama bize yardım edecek bilgisi yok, yani yardım almamız imkânsızdır. O zaman, güvenmesekte diğer tanıdığımızdan yardım almak zorundayız. Çünkü hiç tanımadığımız birisinden asla yardım alamayız. İşte bu gerekçelere göre, iyi ile kötünün asıl tanımı, bilgili ile bilgisiz olmaz mı?

Aynı çıkış yolu için akıllı ve akılsız(Deli) tanımlarını kullansak, asla yardım alma imkânı sağlayamayız. Çünkü bizim aradığımız bilgidir. Akıllı ve bilgili dostlardan mutlaka en iyi yardımı alırız. Adı üstünde, deliden ne dost olur nede düşman, onun zaten herkesin yardımına ihtiyacı vardır. Yüce yaradan, insanları farklı olarak akıl ve fikir ile donatmış olmasından şanslıyız. Bu yüzden akıl sağlığı duamız gereklidir.

Yetişkin insanların bilgili olanlarını tanımlarken, “Donanımlı” sözcüğünü kullanırız. Bu da, hem akıllı hem de bilgili olmak demektir. Donanımlı insanların farkı kendine, ailesine, çevresine, ülkesine ve dünyaya daha çok yararlı olmasıdır. Bilim insanları sayesinde yaşam koşullarımız gelişir ve bilmemiz gerekenleri öğreniriz. İnsanlık, doğası gereği yaptıkları ile kendini eğitiyor ama bu yöntemin hızı yavaş oluyor.

Zamanla bireysel ve toplumsal eğitimler olmuş ama hız yine yavaş kalınca, inançlar devreye girmiş. İnançların kutsal kitapları, bizlere neyin doğru neyin yanlış olduğunu ısrarla anlatır. Tabii anlayarak okursak. Kendi inancımız ve kitabımız Kur an üzerinden devam edelim. Mezheplerin imamları, tarikatların şeyhleri, hatta Diyanet’in bazı başkanları, bu kitabı anlamamızı istemezler ve kendileri aracı olma şartı koşarlar. Böylece insanlar üzerinde baskı kurup, köleliğe mahkûm ederler.

Bu yöntem ülkemiz politikacılarının da işine geliyor. Meydanlarda demokrasi naraları atılır ama sandıktan inanç ile aldatarak karlı çıkılır. Gene de Türkiye, Ortadoğunun demokrat geçinen tek ülkesidir. Diğerlerini, haram yediler yönetir. Şeriat ile devlet yönetip, el, kol, kelle keser, kendileri deveyi hamudu ile yutarlar.

Bir asırlık Türkiye Cumhuriyetinin tertemiz hayalleri, umut dolu hedefleri vardı; Laik Hukuk düzeni, Demokrasi, Adalet, Üretip tüketmek, Milli Eğitim, Milli Savunma ve Tam bağımsızlıktır. Bir asır tamamlanırken geldiğimiz yer, tüm bu saydıklarımızın 180 derece tersidir. Toplumun %60’ı bu kötü sonuçları göremez durumdadır. Tüm bu olumsuzlukların tercümanı, ODTÜ mezuniyetindeki “Bu diploma adama, kişiye, kişilere, gruplara, cemaatlere, vakıflara, derneklere, hizmet için kullanılmayacaktır.” Pankartıdır.

06.07.2021

Hüsnü ARSLAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s