Bayramlar Eğiticidir

Aklını kullanan insanlar her gün yeni şeyler öğrenir. Çünkü onlar, gün doldurup ömür tüketmek için değil, çevresinde olup bitenleri anlayarak yaşamak isterler. Milli veya dini bayramlarımızda geçmişin önemli olayları anılıp geleneklerimizi daha canlı yaşar ve belleklerimizde tazeleriz. Onun için huzur ve mutluluklar ile yaşadığımız bu günlere BAYRAM diyoruz. Nisan ayı, doğanın ve eğitimin geliştiği ayıdır. Egemenlik ilanımızın yapıldığı 23 Nisan 1920 tarihi yıldönümünün, bu yıl Ramazan bayramı ile birlikte olması mutluluğumuzu artırmıştır.

“Deliye her gün bayram” denmiştir. İşte bu söz akıl zoru olmayan insanların anlama ilgisini tanımlayan en güzel sözdür. Çünkü deli, akıl engelli ve düşünme yeteneği az ya da hiç olmayandır. Diğer taraftan, insan sağlığının önemini vurgular ve akıl engeli en zor hastalıklardan olduğunu bizlere anlatır. Yaradanımız, insanı diğer canlılardan farklı olarak akıl fikir ile donatmış ve sorgulayıp doğru yolu bulmamızı istemiştir.

Sorgulamayan insanın bir başka tanımı da, “akıl tembeli” olmasıdır. Epey zamandır ülkemizin ekonomik şartları artarak kötüleşmiş ve hala da çözüm bulunamamıştır. Sanırım bu sıkıntılardan şikâyetçi olanların oranı %90’dan fazladır. Yani düz hesapla 80 milyon insanımız zorda,  kalan 8 milyona ise mutlu azınlıktır. Yaklaşık üç hafta sonra seçim var, 21 yıldır bu mutlu azınlığın yanında olan siyasi ekibin yeniden sandıktan zaferle çıkması halinde, seçmen çoğunluğu için sorgulayamayan, yani akıl tembelleri denmez mi?

Biraz da, Ramazan bayramının eğitsel özelliklerine bakalım. Bir ay boyunca oruç tutan ve daha yoğun namaz ibadetlerinin mutlaka bazı amaçları vardır. Mesela, fitre, yemek davetleri ile yardımlaşma ve dayanışmayı öğreniriz. Böylece, bireyler arası güven ve dayanışma, kul hakkı ve adalet oluşur. Ekonomik istikrarı, güven içindeki toplumlar ve o toplumu yönetenler sağlayabilir. Benden olan yaşasın, olmayan ölsün diyen bir yönetim, mutluluk yerine felaketler üretir. Örneğin, imar affı ile kendine yakın bir zümreyi zengin, diğer milyonları perişan eder.

Milli Bayramlarımızın da değişen eğitsel özellikleri vardır. 23 Nisan, çocuklarımıza egemenliği, 19 Mayıs, gençlerimize aktif olabilmeği, 30 Ağustos, askerlerimizi onure etmeği ve 29 Ekim, halkımıza kendini yönetme kavramlarını öğretir. Cumhuriyetin kurucuları milli bayramları sıradan gibi başlatmış ama sonradan amaçlarına yönelik özelliklerini öne çıkarmıştır. İşte o zaman bayram isimleri tam oluşmuştur.

Bayramlarımızı, gereksiz hamasetler ile taşıdığı kavramların dışına çıkaranları, karşı olanlardan daha zararlı olduklarını söylemek isterim. Zaten bu zararları ile karşı olanları haklı çıkarmış oluyorlar. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramıdır. Özellikle çocuklarımıza milletin kendini yönetme hakkını öğreterek, geleceğin bilinçli seçmenleri olmalarını hedeflemiş oluruz ve uygulamada dünya örneği bayramdır.

Bir milli, birde dini bayramı birlikte kutladıktan üç hafta sonra ve 23 Nisan esası ile bir seçimimiz var. Ayrıca bizim birde Ortadoğululuk özelliğimiz var. Maalesef bu kötü imajımızdan kurtulamıyoruz. Çünkü seçtiklerimiz makamlarını saltanat yeri görüyor ve 23 Nisan günü koltuklarında çocukların 10-15 dakika oturmasından rahatsızlar. Bunun için gereken özveri yok, tam tersi ittifak kurup listelerine aldıkları kadın haklarına, cumhuriyete ve demokrasiye karşı olanları TBMM’ne çekmek istiyorlar.

Halkımızın, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Ramazan Bayramı Kutlu ve Umutlu Olsun.

19 Nisan 2023

Hüsnü ARSLAN

Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s