Sokma Akıl

Doğa üzerindeki canlıların tümü Nisan ayında hızla gelişir ve gücüne güç katmaya devam ederek yaşına bir yaş daha ekler. İnsanlar için gelişmek, aklını kullanarak düşüncelerini, düşlerini artırmak ve faydalı bir varlık olarak yaşamını sürdürmektir. Tanrı, bunca çeşitli canlılar içinde insana düşünme, öğrenme ve öğretme yetilerini vermiş ve karşılığında yükümlülükleri olsun istediği açıktır. İnsan gelişmesinin bir diğer tanımı, aklı ile ufkunu açıp, sokma akıl ile diğer canlılara benzememesidir.

Nisan’a gelişim ayı dedik, her canlıda olduğu gibi insanın gelişmesindeki önemli koşul planlı, programlı ve akıllıca yapılan eğitimdir. Sonbaharda başlayan eğitimin sonu, ilkbahar da doğanın heyecanına eklenmiş oluyor. Bu nedenledir ki, yeni bir aşama anlayışıyla, geçmişten beri Nisan ayı eğitimsel faaliyetlerin hayata geçtiği ay oluyor. Bu hususu, 17 Nisan da Köy Enstitüleri ile tekrar ele alsak yerinde olacaktır.

Eğitim için her kesimin görüşü “Uzun vadede katma değeri en yüksek yatırım”dır. Buradan, insana yapılan yatırım, bir ülkenin ve o ülke insanları geleceğinin alt yapısı olduğu anlaşılır. Çünkü dünya milletlerinin yarışı, bilim ve teknoloji’dedir. Yarışın karlıları, çocuklarını ve gençlerini iyi eğitenlerdir. Son 21 yılda hedeflenen imamlık eğitimi, eğitim kalitesi sıralamasında sonlara düşmemizin acı sonuçlarıdır.

Pozitif eğitim bir milletin her şeyidir. Eğitimi verende, alanda dürüstlük esasında tam bağımlı olabilmelidir. Örneğin, Doktor’ların Hipokrat yeminine bağlılığı, Mühendis,  Ekonomist ve Siyasetçilerde olabilseydi,  06 Şubat depremindeki yüz binlerce bina çökmez, bir o kadar insanımız da ölmezdi. Eğer dünya çapında utanç verici duruma düşmüşsek,  sebebi ve günahı, o binalara oturma izini veren bencil ve çıkarcılardır. Ama suçu kabullenen hiç kimse olmadı ve herkes sütten çıkmış ak kaşık oluverdi. Daha büyük utanç ta bu olmuştur. Yazıklar olsun!

Bir asır önce Atatürk, çağdaş medeniyeti hedeflemiş ama ilk karşı çıkanlar tarikatlar, cemaatler ve Osmanlıcılar olmuş. Anında faaliyetleri yasa ile durdurulmuş ve sonra, sırtı ABD’ye dayalı demokratlar sayesinde hortlamışlardır. Bu ülkenin, BEN diyen değil, BİZ diyen yönetimlere ihtiyacı vardır. Bitmeyen terörler ile afetler bu gerçeği kanıtlamaktadır ama siyasilerimiz, depremzedeler önünde sidik yarışı yapmaktadır.

 Deprem, ülkemizin eskiden beri bilinen sıkıntısıydı ama 1999 depremleri aklımızı başımıza almamızı gerektiriyordu. Son afet yerlerini yeniden yapılandırıyoruz ama yıkılanlardan daha iyisi olmayacağı endişesi içindeyiz. Çünkü tarikatların kafanıza soktuğu kaderciliği atamadınız. Onlar milletimizin refahını istemiyor, sizlerde koltuk sevdanız yüzünden onlar ile yan yana duruyorsunuz.

Ülkemizin bekasını etkileyen afetler, terör ve düşmanlıkları, dışarıdan yönlendirilip içeriden destekleniyor. Yönetimlerimiz koltuklarını ve saltanatlarını bırakmamak için çırpınıyor. Umarım 14 Mayıs seçimleri şaibesiz, sorunsuz, yüz akı ile yapılır ve halkımız için gerçek demokrasiye kavuşma vesilesi olur.

05 Nisan 2023

Hüsnü ARSLAN

Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s