Yılbaşı Kutlaması Üzerine

Tam bir hafta sonra bizim için çok büyük anlamı olan 2023 yılı başlayacak. Yıl(sene), çok önemsediğimiz bir zaman dilimi ve birimidir. Tanrı’nın verdiği aklı kullananların güneş sistemindeki dünyamızda, ardı ardına oluşarak tamamlandığı bir turun adıdır. Dikkatle hesaplanan bu süreç kapsamındaki mevsimler, aylar, haftalar, günler, saatler, dakikalar ve saniyeler silsilesinin diğer bir adı da Takvim’dir.

Yüce Yaradan’ımız, oluşturduğu her canlıya değişik sürelerde yaşayabilme imkânı tanımıştır. Dünya, Evren dediğimiz sınırsız boşlukta oluşturup, sistematik guruplarda hareketlendirdiği, çok sayıdaki gezegenlerin sadece biridir. İnsanlar, akıl ve düşünme yetenekleri sayesinde bu oluşumları tanımaya çalışır. Aklını kullanmaktan acizlerin, dedikleri 99 farlı Tanrı sıfatlarına, Türklerin ilkel inançlar dönemi değerli gördüğü yüce güce “Ten gri(bu günün deyişi ile Tanrı)’yi eklemek istemezler.  

Yılbaşı Kutlaması dedik Evren, Güneş sistemi, Gezegen, Zaman birimleri ve bunları belgeleyen “Takvim”leri anımsattık. Güneş, Ay ve Yıldızlara bağlı takvimler olmuş ama çoğunlukla üzerinde mutabık kalınan Güneş Takvimi’dir. Her takvimin başlangıç tarihi farklıdır. En kalabalık inanç gurubu Hıristiyanların kullanıma sunduğu “Güneş Takvimi” evrensel olmuş ve Ocak ayının birinci günü başlar. Bu tarih ve takvimi, şu an 2022.yılını dolduran MİLAD’ın da başlangıcıdır.

Her güzel işte olduğu gibi takvimler de uğraşıların sonucu ürünlerdir. Miladi yıl, 365 gün, 6 saattir. Bu yüzden 3 yıl 365 gün olurken, 4.yıl 366 gün olur ve bu farktan, 4.yılın Şubat ay’ı 29 gündür. İnançlarda 2.kalabalık grup Müslümanlar ve takvim adı, HİCRİ ya da ay takvimidir. Miladi takvime göre farkları, yıl 355 gün, yani 36 miladi yılda 37 hicri yıl geçer ve yaşadığımız iklim kuşağında mevsimler ile doğal değişimleri takibinde yanılmalar olur. Belli ki ülemalarımız beyinlerini kullanamamışlardır.

Sanırım, Takvim ve zaman birimleri üzerinde gereğinden fazla durduk. Zira her yıl başı geldiğinde o beyinlerini kullanmamak için direnen ülemalar “Müslümanlar yılbaşı kutlamaz” yaygarasına başlarlar. Evet, halkımızın %95’i müslümandır. Diğer milletler her yılbaşı yaklaşık iki hafta bayram tatili yapar ama biz sadece senenin ilk günü olarak tatil yaparız. Hıristiyanlar, belki de senenin her günü akşam yemekleri sonrasında en çok iki kadeh viski yudumlayarak sohbet eder, biz arada bir çilingir sofrasını kurup gırtlağımıza kadar tıkınır, sohbeti de kavgaya dönüştürürüz.

İnançların tamamında insan sağlığını hedef leyen uyarıları vardır. Diğerlerini yeterince bilmiyorum ama İslam’da ibadet sadece Tanrı’ya yakarma olarak algılanır. Abdest temiz olmayı, namaz hareketli ve sağlıklı olmayı, oruç sindirim sistemini dinlendirmeyi, ahlak ta dürüst ve güvenilir insan olmayı hedefler. Tanrı ile kul arasında elçi olduğu iddiasında ama 6 yaşındaki çocuklara istismarda başı çeken ulema bozuntuları topluma kötü örnek ve inanca saygı ve güveni zedeler.

Hıristiyan toplumu daha eğitimli, dürüst ve güvenilirdir. Verdiği söze uyar, kaliteden sapmadan zamanında üretir ve sağlam iş ahlakını kanıtlar. Planlı, bilgili, verimlidir ve kazancı yüksektir. Özverili ve sportmendir, sağlığını, güvenini korur ve daha kaliteli yaşar. Doğruya doru denir, itirazı olan var mı?

25 Aralık 2022

Hüsnü ARSLAN

Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s