Vatan Millet Sakarya

Ciddi konuları hafife alıp, maksatlı düşünceliler ile sık karşılaşırız. En kısa tanımı ile “milliyetçilik” kavramını “vatan, millet, sakarya” diyerek tiiye alanları bilmeyenimiz yoktur.  Böyleleri, genelde tuzu kuru ve kendini uyanık sanan, ya da mirasyedi olan sıradan kişilerdir. Özelde ise, halkı kölesi olarak gören tarikat ve cemaat liderleri, bir de görevleri adalete uygun millet temsilciliği olan siyasilerdir.

Milliyetçiyim diyen bir kişiye karşı, özellikle kardeşler veya kardeş kadar yakınlaşmış arkadaşlar, küçümser bir eda ile de olsa, birbirini uyarma ihtiyacı duyarlar. Nedense bu uyarı için kullanılan deyim, “vatan, millet sakarya”dır. Vatan, Millet için sıradan herkesin ciddiyeti yok sayamayacağına inanıyorum. Hemen ardından çağırışarak Sakarya gelince, olayı tiiye aldırmaya dönüşmesi ilginçtir. Ne yazık ki buda, kişiler arasındaki aşırı güvenle izole edilerek tartışmaya kapanır.

Yine hepimiz biliriz ki Sakarya meysan savaş alanı, Kurtuluş Savaşının en yoğun geçtiği yerdir. Dönemin yöre halkı, “Sakarya bizimdir” sloganı ile çocuk yaştakilerin ordunun içine katılıp savaşmasını başarıp, bilerek ölüme gittiler durumuna düşmüşler. Ama bana göre bu yakıştırmada kalmıştır. Çünkü Çanakkale’nin onbeşlileri, o savaşa okullarını bırakarak katılmışlardı. Hatta tümü şehit oluş ve onları gören bir İngiliz subayı anılarında, “gülerek şehit olmuş çocuklar” demiştir.

Özetle anlatmak istiyorum ki, sadece o yörenin çocukları değil, Anadolu’muzun her yanında, davullu eğlenceler ile askere yollanan kınalı çocuklarımızın tek amacı vatan bekçiliğidir. Toplumumuzda milliyetçilik düşüncesi, çocuklarımıza ailelerinden genetik aktarımlar ile kazandırılır. Bu günün, PKK ve FETÖ saflarında veya yakınında olanların genetik bozukluğu da bilinen bir başka gerçektir.

Özeldekilere gelince, tarikat ve cemaat liderlerinin ikiyüzlülüğü ile bencilliği birleşip, saf vatandaşı köleliğe mahkûm ederler. Bunlar, hatta benzerindeki ağalar, demokrasi destekli cumhuriyete karşıdırlar. İslamı, kötü düşüncelerine uydurup, hadis olduğu iddiası ile köleliğin İslama uygunluğu savunulmaktadır. İslam toplumuna zarar veren diğer bir gurup ta, milletin oyları ile seçilenlerin, demokrasiyi kenara itip kul hakkını yiyen adaletsiz siyasiler siyasilerdir.

Özeldeki ihanetçilerin hiç biri hukuk, adalet ve demokrasiden yana değildirler. Her birinin sırtı fırsatçı düşman bir ülke yönetimine dayalıdır. Söze gelince, saf demokrat ama işin özünde katıksız mandacılık vardır. Amaç, çalışmadan krallar gibi yaşamak ve saltanat sürmektir. Dahası, bu durumun ömürleri boyunca süreceğine inanmaktır.

Evet, Vatan, Millet, Sakarya der geçeriz.  40 yıldır verdiğimiz binlerce şehidi, ülkenin tümünü yeni baştan imarına yetecek parasal kayıplarını kolayca sineye çekeriz. Ama omuz omuza verip bu dertten kurtulmayı başaramayız. Çünkü hırsımızın ve bencilliğimizin kurbanı oluruz. Bilgiden, beceriden ve özveriden mahrum kalırız.

20 Mayıs 2022

Hüsnü ARSLAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s