Emperyalist Çıkarı

Hepimiz biliriz ki emperyalist’in tanımı, sadece çıkarlarını düşünen milletler, daha doğrusu o milletlerin içindeki ekonomik gücü büyük guruplardır. Bu gün, Rusya’nın Ukrayna işgali hareketinin 3. günüdür. Ukrayna lideri, dün akşam “Bu olayda yalnız bırakıldık.”diyerek yakınmıştır. Söz konusu yakınma ile 30 yıl önce dağılan SSCB’nin AB’ye komşu Ukrayna’sı, AB ve ABD’nin kendilerini yalnız bıraktığını anlayabilmiş olmasıdır.

Rusların, 1917 rejim değişikliği ve 2.dünya savaşına rağmen, maruz kaldıkları baskı yönetimi şartlarında ulaştıkları imparatorluğu, 1991 yılında dağılmıştır. Kendini dünyaya karşı izole etmiş Sovyet imparatorluğunun tek varisi Rusya olmuştur. Bünyesindeki diğer ülkeleri parazit gibi silkeleyip bırakan Rusya, 30 yıl sonra onlara yeniden sahip olmak istiyor. Sebep, güçlü askeri imkânlarını kullanıp, ekonomiyi güçlendirmek ve böylece, bilmedikleri kapitalist şeytanlık ile yarışabilmektir.

8 yıl önce Kırım’ın ilhakını sağladılar. Bu yüzden Ukrayna ile sürtüşmede kaldılar. AB ve ABD Ukrayna’yı ayarttı ve AB ile NATO’ya katılmasını istedi. Buna karşı olan Rus yönetimi 25 Şubat 2022 Cuma günü askerini Urayna’ya soktu, yakıp yıkmaya başladı. Bizimde içinde olduğumuz NATO ülkeleri hala trene bakarcasına seyrediyor. Buna, Ukrayna’yı yüreklendirip ateşin içine iterek seyredenler denmez mi?

Emperyalist çıkarı her şeyi yaptırıyor. Biz NATO ülkesiyiz ama emperyalist değiliz. Keşke olabilseydik, biz de onların oyunundan mağdur bir milletiz. Yönetenlerimizin acizliği yüzünden hala mağduriyet yaşıyoruz. Beni bu düşünceye iten pek çok sebep var ama FETÖ adamı diye tutukladığımız Papaz Andrew Brunson olayı ile içinde olduğumuz F-35 projesinden uzaklaştırılmak, bizim emperyalizm mağduru olduğumuzun çok açık kanıtıdır.

Ukrayna oyuna geldiğini yeni anladı, umarım gelecek için kararını bu anlayışla sürdürür. Bizim neler yaşadığımızı anımsayalım; 1946 da Köy Enstitülerini bıraktık. 1951/53 de Kore’de şehitler verdik. Ardından Marshall yardımının küflü peynirini yedik.1960 ve 1980 darbelerini yaşadık. Kıbrıs için ambargo cezaları aldık. Terörle sokaklarımızı kan gölüne çevirdik. PKK ve FETÖ belaları ile hala boğuşuyoruz. Tüm KİT’leri satıp işsiz güçsüz kaldık. Yine de akıllanmadık ve mağduriyete alıştırılıyoruz.

Bu gerçeklere rağmen hala ABD ile stratejik ortak olduğumuzu söylüyoruz. Sebebi, 70 yıl doyunca azalmadan çoğalan diyet borcudur. Yöneticimize, askerimize hakaretin başka tanımı olur mu? Düşünebildiğimiz tek çare, demokrasi ve adalet ile AB normlarını hedeflemektir. Özverisiz, koltuğa yapışmış iktidar hevesleri, savurganlık ile birlikte Ortadoğululuk görüntümüzü artırıyoruz.

Bu gün geldiğimiz çıkmazın nedeni, son 20 yıllık yandaşlık, savurganlık, kutuplaşma, bozuk eğitim, eksik adalet, olmayan liyakat ve özverisizliktir. Ayağını yorganına göre uzatmayan, mirasyedi gibi yaşayan, dışa bağımlı olan bir birey, aile ve ülke ekonomik çöküşe mahkûmdur. Aslında suç emperyalist de değil, sadece kendimizdedir.

27 Şubat 2022

Hüsnü ARSLAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s