Bir Baba Hindi

İyi ki sosyal medya olmuş, çünkü arada bir öyle güzel anımsatmalar yapılıyor ki, şaşırıp kalıyorsunuz. Bu gün iki sosyal medya paylaşımını ele alıp, günün ekonomik sıkıntılarını anlatmak istiyorum. İlki, “Bir baba çalışır, 5 kişilik bir aileye bakardı. Ben o Türkiye’yi özledim.”.  İkincisi, “SEKA fabrikalarını satarken susarsan, 5 liralık bir top kâğıdı 70 liraya alırsın, güzel kardeşim.”.

Konu başlığımız “Bir Baba Hindi” olunca Sn. Cem Atabeyoğlu’nun anlattığı öyküyü, alt alta değil de, yan yana sıralı kaydedeceğim.

Bir baba hindi Hey yallah! Olaydı şimdi Hey yallah! Pilavla zerde Hey yallah! Kaşık da nerede? Hey yallah! Yallah, yallah, hey yallah! Başlıyoruz vallah! Karavanaya billâh! Hey yallah, yallah, hey yallah!

Öykü, İstanbul Erkek Lisesi öğrencilerinin izcilik kamplarında başlamış, 50 yıl önce farklı olarak futbol sahalarına ve bugünde buraya taşıdık. Sebep olan sosyal medya, yararlanan da bizleriz. Küfürsüz, hakaretsiz deşarj olma aracı, teşekkürler.

Çocukluğumuzda ve gençliğimizde, bir baba çalışıyor ve ortalama 5 kişilik bir ailenin geçimini sağlıyordu. Daha çok şeyler isterdik ama o kadarını bulabiliyorduk ve mutlu oluyorduk. 17 Ağustos 1999 Marmara depreminde 50 bin can, sayısız yaralı ve ülke ekonomisinin 1/5’i bir anda yok olmuştur. Gereken önlemler alınıp yaralar sarılmaya başlandı ve bu günkü karamsarlığın yarısı dahi yaşanmadı.

Evet, gelelim bu güne; 20 yıllık iktidar, yeni seçilmiş ve enkaz devralmışçasına, her gün bir başka tutarsız konuşma ile milleti aptal yerine koyuyor. Tencere yuvarlandı, kapağını buldu. Yani, 20 yıl önceki dönek ortak, bu gün kendine benzeyeni buldu. Söylenecek söz yok ama milletin aklı ile alay edilmesine katlanmak zordur. Bu millet, hiçbir zaman çok şeyler istememiştir. Sadece zevkle çalışıp, aş için iş istemiştir.

Sanırım “Bir Baba Hindi”nin ilk paylaşımını yeterince yorumladık. Şimdi ikincisi üzerinden söyleneceklere geçelim.

22 yıl önceki krizin önlemleri alındı, sıra meyvelerine gelince Ecevit hasta, Bahçeli de vefasız oldu. Bu fırsatı RP’nin dönekleri yakaladı ve sonra da tekrar ifade ile “Tencere yuvarlanıp kapağını buldu”. 20 yıl boyunca, önceki 80 yılın mirası çarçur oldu. İş yok, aş yok, umurlarında mı, koltuklarında kalıp, saltanat sürsünler ve yandaşlarını mutlu etsinler. Maaşlara %25 ekle, vergilere %50 yükle,  enflasyon %100 olunca, kahraman olunur mu?

Bir günde çıkıp, “Bu millet bizi 20 yıl baş tacı etti ama biz başaramadık” demiyorlar. Şayet deselerdi, 20 yıllık uğraşının sonu ne olursa olsun sevgi ve minnet ile anılırdı. Demokrasi ile gelenlerin, özveri ile gitmesinden daha güzel ne olabilir? İşte bunun için özveri çok önemlidir. Bu milletin bir temel özelliği de, vefalı oluşudur. Her gün televizyonlara çıkıp “Bir baba hindi” misali ona buna çatanların, milletten vefa bekleme hakları yoktur.

17 Ocak 2022

Hüsnü ARSLAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s