Zaferlerimizin Bayramı

TDK sözlüğüne göre “zafer” sözcüğünün üç anlamı görünüyor. Peki, her zaferin bayramı olur mu? Ne yazık ki, milli bayramlarımızın enflasyonu olmuştur. Eğer bir zaferin bayramını düşünüyorsak, o zafer, yine o milletin olmak ya da olmamak kadar önemli bir savaşının veya savaşlarının kazanımlarını kapsamalıdır. Her uğraşı sonu başarı veya başarıları da, özellikle konu uluslar arası ise zafer olarak nitelenir ama bunlarında bayramı olacağını asla düşünmeyiz.

Ülkemizde milli bayramların enflasyonundan bahsettik. Kurtuluş savaşımızı takiben dört milli bayramımız oldu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. Gelelim Bayramların kutlanış biçimlerine. Cumhuriyet Bayramı dışındaki Bayramlar, genel tatil günü olmaksızın kutlanması uygun görülmüş ve bu bayramlar ait olduğu kurumlar kapsamında etkinlikler ile kutlanıp yazılı, sözlü ve görsel iletişimler ile halka yansıtılıyordu.

İlki, savaşın başlangıcında tüm bölgelerin temsilcileri ile kurulan TBMM, başlangıçta savaş ve idari kararları ile halk adına çalışmıştır. Sonrasında egemenliğin halka ait olması, bunun etkinliğinin de ilkokul çocuklarına bırakılmasıdır. Böylesine bir çocuk bayramına tüm dünya çocuklarının katılımı ile örnek bir değer haline gelmiştir.

İkincisi, Ortaokul, Lise ve Üniversite düzeyli gençlerimizin, hazırlandıkları izcilik ve kademelerindeki sportif etkinlikleri ile birlik beraberlik ve milli dayanışma, yekvücut olarak milliyetçi etkinliklerini gösterirlerdi.

Üçüncüsü, Ordumuzun bayramı, yurt savunmasında azim ve cesareti ile bilinen Türk ulusunun bağrından çıkardığı ordusu, kurtuluş savaşında olmak ya da olmamak esası ile elde ettiği zaferlerin bayramı ile her yıl onur ve gurur tazelerdi.

Dördüncüsü ise, Cumhuriyet Bayramımızdır. Binlerce yıllık geçmişi olan ulusumuz, Kurtuluş Savaşı sonrasında ve ilk olarak, Atatürk ve Arkadaşlarınca, Demokratik, Laik, Hukuk Devleti kurmuş ve rejimi Cumhuriyet olmuştur. Bu bayramımız, daha kapsamlı, daha anlamlı oluşu dolayısı ile ulusumuzca ve resmi tatil ile kutlanır.

Cumhuriyetin kurucuları, demokrasinin temel hak ve hürriyetlerini kapsayan rejimin kurumlarını oluşturmuş, bencillikten uzak, milletin muasır medeniyete ulaşmasını düşünebilmiştir. 2.dünya savaşının da içinde olduğu yönetim dönemlerinde yüzlerce üreten işletmeleri borçsuz oluşturup, üreten millet olmasını istemişlerdir.

Sonra, sandıktan çıktık diyenler, çok ağır borçlanıp ülkeyi başkalarının mandası haline getirirken, milli kurumları batağa, milli bayramları kızağa almışlardır. Sonunda milli olan sanayi yok olmuş, tarım ve hayvancılık bitmiştir. Ülkede sözde kumarhaneler kapalı ama yönetenler şapka altı oynuyor, halkta işsiz güçsüz seyrediyor.  Birde, ardı arkası bitmeyen sığınmacılar çalışmadan keyifle besleniyorlar.

Bir türkümüz vardır bizim, “Bayram gelmiş neyime, Kan damlar yüreğime, Anam anam garibem.”. İşte bu son durum, bir asırlık Cumhuriyetin özetidir.

29 Ağustos 2021

Hüsnü ARSLAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s