Lozan’dan Montrö’ye

Lozan da, Montrö (Montreux) de İsviçre’deki Cenevre gölü bölgesinde yer alan şehirlerdir. Dünya cadı kazanı gibi kaynarken, Avrupa ülkeleri öne çıkma savaşları yaşamış ama İsviçre, suya sabuna dokunmadan kendini korumayı başarmıştır. Bu sebepten olacak ki, savaş sonralarındaki uluslar arası görüşmelerin yeri İsviçre şehirleri olmuştur. Tarihin bir tekrarı olacak ama Lozan’dan Montrö’ye geçişin serüvenini anımsatmamız gerekiyor.

1914 ile 1918 arası 1.dünya savaşı, ittifak güçlerinin, Çanakkale boğazından geçmek istemesi ile başladığını tüm milletler bilmektedir. Demek ki asıl amacı, Osmanlının sıfırlanması ve devamında, Avrupa için tehdit unsuru olmuş Almanya’ya gözdağı vermek oluşudur. İstedikleri olmamış ama bu kez borç batağındaki Osmanlı’nın, İstanbul’u bizzat teslim etmesi ve Serv’i imzalamasıyla kendi sonunu getirmiştir.

Kuva-i Milliye önderliği ile ulusumuzun zaferi Lozan anlaşması ile tescillenince, Serv sonlanmış(1924) ve 1936 da kabul edilen Montrö sözleşmesi de Lozan’a eklenmiştir… Evet, 10 yıllık Osmanlı’dan TC’ye geçişi ve devamında, 12 yıllık Lozan’dan Montrö’ye uzanan TC serüvenini özetlemiş olduk. Montrö Sözleşmesi ile Çanakkale Boğazı, Marmara ve İstanbul Boğazını’ndan Karadeniz’e geçiş esasları belirlenmiş ve ülkemiz lehine önemli kazanımlar olmuştur… 

Asıl konumuz, son günlerin Kanal İstanbul bahaneli ve özellikle iktidar sözcülerinin bardağı taşıran beyanlara karşı verilen tepkilerdir. Aslında bu olanlara, 19 yıllık uzun AKP iktidarı bozulan ve salgının da etkisi ile çaresiz hale gelen ekonomisinin, algılar ile dayanmak istemesi denir. Çünkü dayanma sınırlarını aşan işsizlik ve enflasyon, AKP’den çok halkı çaresiz bırakmıştır. Bu kritik durumu, AKP fanatikleri dışındaki herkes, hatta on yaş altındaki çocuklar bile fark etmiştir.

AKP ve MHP, tam bir ekonomik bataktalar içinde olup, çıkmak için çırpınıyor ama çırpındıkça batıyorlar. Gündem değiştirmenin başında, kanal İstanbul ve Montrö konusu işlenip, bir taşla iki kuş vurulmaya çalışılıyor. Son olarak TBMM Başkanı’nın talihsiz “Montrö’yü, Cumhurbaşkanı tek imza ile yok sayılabilir.”açıklaması, elli yıllık hizmetleri sonunda emekli olup dinlenmekte olan 104 amiralimizin, açıklamasına neden oluyor.

Sade vatandaş olan ben, bu bildiriyi dikkatle okudum ama darbe çağrıştıran ifadeler olduğunu anlayamadım. FETÖ denen kepazenin, bu ülkeye vermek istediği zararı çok açık bilen AKP’liler, “hoca efendimiz” diye göklere çıkarıp, ordumuza kumpas kurma, fırsatı vermişlerdir. Sonra,15 Temmuz 2016 da, kazdıkları kuyuya düştüklerini, ayrıca emekli olmuş askerlerin darbe yapamayacağını bilmeyen yoktur.

İşte, çırpındıkça daha fazla battıklarının bir kanıtı da budur. AKP ve yanında olan MHP’nin yapamadığı en itibarlı iş, “Biz yapamadık, daha iyi yapan gelsin” dememesi, derlerse, gelenlerin kendilerini sorgulatacağı korkusudur. “Korkunun ecele faydası yok” denir ama doğruyu yapanı da herkes yanında olacağı kesindir.

07 Nisan 2021

Hüsnü ARSLAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s