Eskiyen Yıllar ve Yaşlar

Çoğumuz, çocukluğumuzu daha dünmüş gibi anımsarız. Aslında çok uzunmuş gibi görünen “HAYAT”, dünler ile bu günden ibarettir. Yaşadığımız dün ve bu günlerde, hoş ve güzel şeyler ile bıraktığımız güzel izler, bizi yarınlara ve öbür günlere taşır. Hırs, ihtiras ve kötülükler ile sona gelinen günden itibaren, önce gitti de kurtulduk ve arkasından bir daha anılmamak olur. Tüm canlı ve cansız varlıklar, hatta varlık bile olmayan zaman birimleri için bakış açımız aynı değil midir?

İnsanlığın makûs talihi ve birlikte yaşadığımız son zaman dilimi olan 2020 yılı da nihayet eskiyip tarih oluyor. Evet, ne olursa olsun sona ermenin genel adı TARİH oluveriyor. Bu arada tüm canlılar, yaşlanıp kayboluyor gibi görünse de, genel olarak filizleri ile yoluna devam edenlerin olması, doğa adına mutluluk verici oluyor. Ayrıca, eskimiyor gibi görünen cansız varlıkların da, doğanın etkileri ile aşındığını, dikkatli gözlemciler rahatça görebiliyor.

Doğa, kendi varlığını olması gerektiği gibi şekillendirip koruyor. İnsanlık, doğanın en donanımlı canlılarından olup, buna karşılık yüklendiği doğayı koruma görevini ihmal ediyor hatta zarar veriyor. Örneğin, bilgisiz ve sorumsuz insanların yoğun olarak yaşadıkları Ortadoğu’nun tümüyle çölleşmiş olması bu olgunun kanıtıdır. Tüm uhrevi dinlerin ilan ediliş yeri Ortadoğu olması, büyük olasılıkla çölleşme uyarıları içindir. Ama nerede, eşeğin semeri, altın madeninden de olsa değişmez,  o yine eşektir.

Ülkemizin batı Karadeniz Bölgesinde dünyaca büyük ölçekli sayılan birkaç kanyon olduğunu görenler ve duyanlar bilir. Eğer bir yerde su varsa ve o su miktarı artıyorsa, mutlaka kendine bir akış yolu bulur. Valla kanyonu, suyu Ilıca şelalesinden akarak açık alana yayılan Horma kanyonu örneklerdir.  Suyun kendine yol bulmasının daha ilginç örneği, Dağlı Kuylucu Mağarası(Suyun aşındırarak dikeyde 100 mt. derinlik oluşturup, yatayda yaklaşık 1,5 km yer altından devam ederek açık alana çıkar)’dır.  

Anadolu’muz, ne ekersen filizlenen bereketli tarım alanları ve iyi düzenmiş alt yapısı olursa,  zengin doğa turizmine sahip bir bölgedir. Ama biz, giderek bu cennet bölgeyi de arap yarımadasına döndürüyoruz. Suçluları, maalesef devleti yönetmekle görevli ama arap hayranlığı ile yanıp tutuşan etkili kişilerdir. Anlaşılmayan da, az sayıdaki haram yedi arap zenginleri dışındakilerin pisliği ve miskinliğine hayran olduklarıdır.

Bizde bu hayranlığı körükleyenler, tarikatlar ve cemaatlerdir. Çünkü onların yaşam biçiminde miskinlik, pislik ve ahlaksızlık vardır. Onların yaşam felsefeleri üretmeden, çalışmadan ve sıkılmadan sülük gibi yaşamanın kurnazlığına dayanır. Dünya bunları ekarte etmiş ama sorgulamaktan aciz Müslümanlar, onlara köle kalmaya razı olmuş ve olmaktadır. Bunların hortlamalarına göz yuman siyasiler de, demokrasiyi araç edip arap kralları gibi dünyaya kazık çakacaklarını sanmaktadırlar.

26 Aralık 2020

Hüsnü ARSLAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s