Savaş Tamtamları

Son günlerde geç kalınmış doğu Akdeniz atağımız olmuştur. Buna karşı siyasi hesap yapmadan milletçe yekvücut olmak zorundayız. Çünkü doğu Akdenize, en çok kıyısı olan ülke sayılırız. Ayrıca 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile elde edilen KKTC Egemenlik Haklarımız, Doğu Akdeniz deki hâkimiyetimizi zorunlu hale getirmiştir. Yeter ki,  günü kurtarma amacı eklemekten uzak kalıp bindiğimiz dalı kesmemiş olalım.

Yedi milyara ulaşmış dünya nüfusu, uzayın mavi küresine sığmadığını sanıyor ve büyük masraflar ile başka dünyalar aramaya uğraşıyor. Ayrıca, ilk yerleşim yerleri görülen Asya ile Avrupa kıtaları ve milletleri, Akdenizi ticari ulaşımın en yaygın yolu yapmışlardır. Deniz ulaşımı, Akdenizden öteye yapılamaması, Amerika ve Avustralya kıtaları keşfini de geciktirmiştir.

Konumuz, Akdenizin sıcak sularıdır. Aslında ben bu konuyu 05 Temmuz 2009 da ve o zamanın Kastamonu Postası gazetesinde yayınlanan yazımda ele almıştım. Yaklaşık 1,4 asır önce bilinen petrol’ün merkez üssü Ortadoğu rezervleri azalınca, yakın deniz dibi petrol aramalarına ilgi artmış ve doğu Akdeniz önemli yerler olmuştur.

Bize göre, Akdeniz’in tek kaynağı petrol değildir. Turizmin en büyük tesisleri Akdeniz kıyılarındadır. Eğer bu tesislerin önünden yabancılar petrol çıkarırsa, oralar çalışmaz hale getirilir. Yani buraların güvenliğini ancak biz koruyabiliriz ve bu bile hak sahibi olmamızın zorunlu halidir.

Evet, doğu Akdeniz de bizde varız ve bu en doğal hakkımız demek güzel bir karardır. Ama amacına ulaşmadan vazgeçilirse, o zaman güzellik çirkinliğe dönüşür. Şimdilik tepki veren sadece Yunanistan’dır. Sanırım diğer çıkar merkezleri bizim bu kararımızı Ayasofya benzeri bir karar olarak görüyor ve içteki toplumsal algı bastırılınca hedefin değişeceğini umuyorlar.

İletişimin ağı genişleyip hızı arttıkça dünya devletlerinin gücü ve imkanları rahatça biliniyor. 70 yıldır demokrasi adına diyerek bize ayar verenlerin gücümüzü bilmemesi imkânsızdır. Darbe yaptırıp açıkça arkasında biz varız diyen Joe Biden, ABD Başkanı olursa(ki olasılık çok yüksek) nesine güvenirsiz?

Uluslar arası çıkarların takibi ve savunulması işini iyi bilen hariciyecilerle olmaktadır. Son 18 yıl boyunca bu alanda güç kaybettiğimizi okuyor ve anlıyoruz. Aynen bozulan ekonomimizi, paramızdan 6 sıfır silindikten sonra $’a karşı 7 kat, çeyrek altın da 25 kat değer kaybetmesinden anladıkları gibidir.

Yaklaşık 40 yıl süren terörle mücadelede toplam şehit sayısını bilemiyoruz ama buna ait ortalamanın 1000 şehit/yıl,  yani toplamı 40 bin şehit diyebiliriz. Ayrıca giderleri toplamı için bu günkü ülke ekonomik varlığına eş değer olduğunu söylemek abartılı olmaz. Bu gerçeği görmeyen siyasiler ve o siyasileri oyları ile başa getiren seçmenler resmen uyuyor demektir.

12 Ağustos 2020

Hüsnü ARSLAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s