İmam Bildiğini Okur

Hoca ile İmam farkını hiç merak ettiniz mi? Bence hoca, önce bilmediklerini okur, öğrenir ve sonra da öğretir. Öyle ya, almadan vermek Allaha mahsustur. İmam ise bildiklerini değil, ezberlediklerini okuyup geçtiği için öğretemez. Çünkü imamların çoğu, okuduklarının tamamını kendileri de bilmez. Merak edip, sıkça camiye giden yakınlarıma sordum, tamamı, “camide anlatılanları dikkatle dinlerim ama öğretici olmamıştır” demişlerdir. İçimden, “haklısın ama alacağın yok” demek geçmiştir.

Bilgide almak, sorgulayarak öğrenmektir. Çünkü Tanrı insan beynini oluştururken,  neden, niçin diyerek sorgulayıp öğrenmesini istemiştir. Zaten insan ile papağan farkı da budur… İnançların temel öğretisi olan kitaplarını, anlamadan ezberlemek yerine okuyup anlaşılmasını isterlerler.  Bu kitapların sonuncusu olan Kur an’nın ilk suresi ilk ayetlerinde, “okuyup anlayarak yararlanacağınızı göreceksiniz” demektedir.

Peki, Kur’anı Kerimin anlaşılarak okunması bu kadar açık iken, arap dilinden uzak olan 80 milyon insanı, arapça okumaya zorlamanın amacı nedir? Ya da her camide ve Cuma namazında yüzlerce insanın ibadet zamanının en az yarısını anlamadığı dilde oyalamanın yararı nedir? İşte cemaat ne kadar çok olursa olsun, imam bildiğini de değil, sadece ezberlediğinden başka bir iş yapamaz ve de hiç mi hiç öğretemez.

Evet, bu durumu isteyenler kim? Onlar açıkça ortadadır ve herkes tarafından bilinir. Onlar tarikatlar ve cemaatler, yani Tanrı, ibadetini bizim sayemizde kabul eder diyen sahtekârlardır. Onlar bu sayede krallar gibi yaşamak isteyenlerdir. Onlar, bu yüzden dışarıdan destek alarak ihanet edenlerdir. Örneği, bir imam bozuntusunun dört yıl önce ülkeyi yok emek, ülkeyi yönetenlerin de ona, hoca efendimiz diyerek cesaret vermesi ile sabittir…

Böyle hoca olmayacağı gibi böyle imam da olmaz.  Böyleleri PKK veya PYD gibi vatan haini olur. Son anayasaya rağmen bunların önünü açanlar da, suç ortakları olurlar. Ne yazık ki asıl suçlular, böylelerine kulluk kölelik yapmaya razı olanlardır. Ülkenin ve demokrasinin kaderi bu kafalar ile belirleniyor. Böylelerine engel olması amacıyla kurulmuş olan diyanet de, o kafalar ile doludur.

Ortadoğu ülkeleri, imam kafalılarca yönetilmektedir.  Bu yüzden perişan olmuşlardır. Ülkemiz cumhuriyet ile toparlandı ama 16 Nisan 2016 da çöküş yaşandı. Bakın Aziz Sancar ne diyor; “Küstüm ülkeme! Gelişmek ile zenginleşmek farklı şeylerdir. Mesela Araplar zengindir ancak gelişmiş değildir. Biz de Araplara özeniyoruz; Gelişmek değil, zenginleşmek istiyoruz. Bu yüzden bilgili ve kültürlü değil, paralı ve nüfuzlu insanlara saygı duyuluyor bu coğrafyada.”.

Bu gün 02 Temmuz 2020, tam 27 yıl önce Sivas Madımak Öteli kundaklandı ve 35 aydın insanımız, dincilik adına insanlık dışı yaratıklarca yakılarak öldürüldü. Böyle acı bir olayın suçluları cezasını çekmemiştir. Hür ve bağımsız bir ülkede, yürek yakan adaletsizliğin ve buna karşılık haince düşüncenin 27.yıl zaferidir. Unutmayalım!

02 Temmuz 2020

Hüsnü ARSLAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s