Sarı Sendikacı ile Siyasetçi

Uluslar arası tehlike uyarısı, İngilizcede “FAQ”, Türkçemizde ise değişik söylemlerin kısa ifadeleri ama ağırlıklı olarak tehlike uyarısı “SSS” simgesidir. Bu, ülkemizdeki iki anayasal kurumun isim baş harfleri olması ve bu kurumlara istenmeyen tarafından bakılması, tabii ki hoş değildir. Her iki kurumun yaşamsal kaynağı toplumun vergi ve primleri oluşu, bu kurumlara bakışımızın da ortak yanı olacaktır.

Sarılık hastalığı, kandaki bilirubin düzeyinin artması sonucu deri, göz ve mukozaların sarı renk almasıdır. Devamında, tedavisi mümkün ama ihmal edilirse ölümcül olabilir denir. “Sarı sendikacılık” deyimini çoğumuz biliriz. Bence, “Sarı siyasetçilik” deyimi de olmalıdır. Sarı siyasetçi tanımı yapılmamışsa, bu bir eksikliktir. Çünkü ikisinin de etkileri ve sıkıntıları toplumsaldır.

Yere göğe sığdırılamayan Osmanlı’nın 621 yıl sonra bıraktığı miras, kurtuluş savaşı sonrasında görülen ekonomik ve sosyal manzara ile sabittir. Bu yüzden cumhuriyet ekonomisi,  halkın vergileri devlet yatırımları ile başlamıştır. Zamanla özel girişimler oluşmuş ve TC, karma ekonomisi haline gelmiştir. Sonraki sarı siyasiler sayesinde devlet sadece hizmet edecek, üretmeyi de özel sektör üslenecek denmiştir.

Evet, siyasetçi ekonominin temel şartına uydum diyebilir ama üretimi yarıya indirip tüketimi artırırsan, cari açık, borç ve işsizliğin büyüyeceğinin bilinmesi gerekir. Birilerinin istediğini yaparak ekonomiyi çökertmek, yandaşçılığı öne çıkarıp verimi düşürmek, ancak sarı siyasetçinin yapabileceği iştir. KİT’leri devlet kamburu olarak niteleyip, sonra iki yakayı kavuşturamamakta sarı siyasetçi işidir.

Kamunun toplu sözleşmelerinde sarı sendikacı ile anlaşan, özel sektörde kararname faktörünü kullanan, anayasadaki sosyal devlet kavramını yok sayıyor demektir. 16 Nisan 2017 anayasa değişikliği, kendi içindeki çelişkileri doğurduğu, aynı zamanda toplumun olmazsa olmazı sosyal devlet ile demokrasinin, zora sokulduğu anlaşılıyor.

Ülkemizde sosyal devlet ve demokrasi kavramları, 1961 anayasası ile tanımlanmıştır. Şimdi olmadığı için ismen belirtiyorum, Başbakanı Sn. İnönü ile Çalışma Bakanı Sn. Ecevit, 1963 de çalıştığım işyeri Mensucat Santral’e gelip konuşmaları ile sendikal hak aramanın önemini anlatmışlardı. Sonrasında bol gelen gömlek ve 1980 güdümlü darbesi ile hak arama yolları kısıtlanmış, hatta tamamen kapatılmıştı.

Ağustos 2019 da, kamu çalışanları toplu sözleşme görüşmeleri için Türk İş Genel Başkanı hakkında konuşulanları duyup yazılanları okuyunca, sarı sendikacılığı anımsamamak imkânsızdır. Çalışanların alın terinden ödenen primlerin karşılığı böylemi olmalıydı dememekte imkânsızdır.

17.08.2019

Hüsnü ARSLAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s