Mursi Şehit mi?

Bir zamanlar Mısır halkını yöneten bir Mursi vardı. Mısır, Kuzey Afrika Ülkesi, yani halkı, Ortadoğuda yayılmış Müslüman halktan birkaç gömlek daha üstündür. Mursi, tutuklu bir devlet başkanıydı. İki gün önce mahkeme salonunda fenalaştı ve sonra da öldü. Mursi, sadece bir asrı tamamlanmak üzere olan, Demokratik, Laik ve Sosyal Türkiye Cumhuriyetinde ve İslam şehidi ilan edilmiştir.

Arkamıza yaslanıp şöyle bir düşünelim, onca Ortadoğulu ve Müslüman ülkesi varken, neden TC yöneticileri Mursi’yi şehit ilan ediyor? Her gün gerçek şehitlerimiz olurken yapılmayan bir etkinlik, Mursi için yapılması manidar değil mi? Birde Mursi, Mısır devlet başkanlığında nasıl mağrur ve mağdur olduğunu düşünmemiz gerekmez mi?

Ortadoğuluların Devlet Başkanları da ve onları oraya taşıyan halkı da, mağrurluğun ve mağdurluğun ne zaman oluşacağını bilmiyorlar. Çünkü demokrat ve hür değiller. Örneğin binlerce yıllık mazisi ve Farsça kültürü ile ayakta kalabilmiş İran’ın, modern olmasını baltalamak için emperyalist beslemesi Humeyni ile ne hale getirildiğini ve Şii-Suni takışmasıyla toplumların birbirine nasıl düşman edildiğini düşünün.

Daha atak davranan ve çıkarlarını savunan Saddam, Kaddafi ve Mübarek akıbetlerini düşünün. Hüsnü Mübarek, önce Müslüman Kardeşler lideri Mursi ile kavga ettirildi, sonra Sisi darbesi ile her ikisi birden saf dışı bırakıldı. Camilerdeki sala ve gıyabı cenaze namazı birliktelik göstergesi olamayacağını düşünün.

ABD, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) için yüz yıl öncesinden bu güne, bu günden de yüz yıl sonrasına planlar yapıyor ve bu planları tıkır tıkır işletiyor. Adamların amacı, asker kaybı olmadan hedefe ulaşmaktır. PKK ve FETÖ, hatta gerektiğinde darbeler bu planın araçlarıdır. Yani Türkiye kesinlikle potanın içindedir. Hedefi geciktiren sebep ve diğer Ortadoğululardan farkımız, Atatürk’ün uyguladığı Laik, Demokratik ve Sosyal Cumhuriyet rejimidir.

1950 sonrasındaki Türkiye-ABD arasındaki ittifakın değişmez şart, mutlaka BOP’a uyulmasıdır. Planın meyvelerini almaya, 1980-1993 arası başlandı, 2003 sonrası da hızlandırıldı. Karşılığında sıcak para ve iktidar desteği, sekteye uğradığı zaman darbe, tehdit, terör ve canlı bombalar. Bunu bütün dünya anladı ama bir kısım seçmenimiz ve tabii seçilenleri anlamadı veya anlamak istemedi. Üstelik biz olmazsak ülkede olmaz diyebildiler.

Peki, bunca yılın nüksetmiş sıkıntısının çözümleri yok mu? Bence var ve zor da değil. Bakın bunları sıralayalım; İlla ben değil, biz. Tüm siyasilerin omuz omuza olması. Din istismarına son. Cemaat ve tarikatlara son. Liyakat, verimlilik ve israftan uzak olmak. Daha çok demokrat olabilmektir.  Üç gün sonra yeni İstanbul seçimi var. Kaybetme hazımsızlığına bağlı kavga, tehdit, saldırı had safhadadır. Kurt dumanlı havayı sever sözümüz unutmamamız gerekir.

19.06.2019

Hüsnü ARSLAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s