Nineden Dededen Torunlara

İlgi alanında olmadığını sansan da, hayata dair konuları mutlaka yaşarsın. Buna bir başka açıdan bakarsak, yaşananlar diyebiliriz. Dolayısıyla, yaşanmadan öğrenilen her şey, unutulur. Evet, hayat Aguu ile başlar, Aşk ve İş ile devam eder, Ah-vah ile de son bulur. Hayata dair konuların kalıcı olarak öğrenilmesinin bir başka adı da eğitim’dir. Eğitimin sistemi iyi seçilmelidir, yoksa elin oğlu çalışıp araştırırken, biz hu çekip birilerinin uşağı oluruz. Ortadoğu’nun son manzarası bunun resmidir.

Genelde yeni evlenenler için rahatça kullanılan “Cicim Ayları” deyimi, aslında benzer durumlar ile hayatın her aşamasında görülür. Gözleri ile çevre olaylarını takip eden bebeğin, aguu sesine ağız hareketi ile katıldığında oluşan mutluluğu, az sonra altını ıslatması dahi bozamaz. Bilemediğimiz nedenlere bağlı gece boyu ağlaması, baba için uykusuz çalışma zorluğudur ama anne hep onu rahatlatmaya çalışır. Bu yüzden bana göre “Anne=Özveri” olup, iyi ki varlar diyorum.

Nine ve dededen torunlara dedik ama konunun baş aktörleri Anne ve Babalardır. Onlar için en önemli konu, çocuklarını hayata hazırlamaktır. Arzuları, sağlıklı ve başarılı olmalarıdır ama hiç biri başarının en’lerinden olacaksın dememeye çalışır. Zaten dese de, sonucu değiştiremediğini çoğumuz bilmekteyiz. Nineler ve dedeler bu konunun bedavacılarıdır. Belki de meşgale dolaysıyla çocukları ile yaşayamadıklarını torunları ile yaşamak isterler.

Buraya kadar hayata dair konuların genel akışlarından söz ettik. Girişte kaydettiğimiz Aşk ve İş, bireylerin hayati özellerindendir. Bir düşünür aşkı şöyle tarif eder. “Aşk, çiğnediğiniz sakızın şeker tadı kaybolmamış halidir.” Demek ki, aşk ve sevgi farklı kavramlardır. Sakızın şekeri bitse de çiğnemeye devam ediyorsanız, sakız çiğnemeği seviyorsunuz demektir. Aşkın gözü kör olur derler, sanırım ondan uzağı göremezler.

Aşk hayatın önemli gerçeklerindendir. Aşkın değişik halleri çocukluk aşkı, olgunluk aşkı ve şıpsevdi’dir. Aşkların iyisini ve kötüsünü tartışmadan, sadece iyi düşünülmüş ve irdelenmiş aşklar güzeldir diyelim. Eğer çocuğunuza bu açıdan yardımcı olabilen bir aile iseniz, şanslısınız. Ben dedeyim, çocukluğum 1940 lı ve 50 li yıllarda geçti ve çocukluk aşkımızı fark ettiremezdik. Ve öğrenilirse, yiyeceğimiz sopayı düşünürdük.

Aşk ile İş kardeş kadar yakındır. Çünkü aşk ile mutlu bir yuva, iş ile o yuvanın devam ettirilmesi düşünülür. Bu yüzden bazılarının “İşkolik” dediği çalışma aşkı gelişir. Ama kim ne derse desin, çalışmak hayatın en kutsalıdır. İş, üretmek ve ekmek parası kazanmak demektir.

Çalışan insan kötülükten uzak ve mutludur. Çünkü çalışan insan kötülük düşünüp,  orada burada haytalık yapacak zamanı kalmaz. Çocuklarımızı daha rahat yaşamak için üniversitelerde meslek sahibi olmalarına uğraşımız bu yüzdendir. Ülkemizin her üç üniversitelisinden biri boşta ise, vebali çokbilmiş bencillerindir.

06.06.2019

Hüsnü ARSLAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s