Paçayı Kaptıranlar

Bazı yorumcularım ve arkadaşlarım, neden bu kadar çok politikadan bahsediyorsun diye soruyorlar. Tam on yıldır hayata dair konular diyerek kendimce yazıyorum ve zamanla her konuyu hayatın bir parçası olarak görmeye başladım. Öğrenmek, üretmek, eğlenmek, sosyal ve siyasal olmak, inanmak ve de ahlaklı olmak, bunların hangisi hayatın dışında olabilir ki? Bana göre bir insan bu konular ile ilgilenmiyorsa, bırakın diğer hareketli canlıları, ot veya ağaçlardan farksız sayılır.

Milletlere yön veren Kral’lara, Han’lara, Şah’lara, Sultan’lara ve Başkan’lara bakınca, tümünün çok iyi eğitildiğini görürüz. Çünkü ülke yönetmek, öyle herkesin yapacağı kadar basit ve kolay değildir. Sadece akıllı ve zeki olmak ta yetmez. Olabildiğince eğitimli, bilgili yani donanımlı olup, insanları ve ülkeni sevmen gerekiyor. Kimileri “Vatan, Millet, Sakarya” havarisidir. Ama vatanseverlik, mutlaka samimiyet istiyor.

Piyalepaşa, Mahmutpaşa ve Pütürge’de sıradan bir eğitimle veya Palandöken’de çobanlıkla yetişen birileri devlet yönetmek üzere öne çıkarılırsa, bu kesinlikle bireysel başarısı değildir. Çünkü sorumluluklarını taşıyamadıklarını,  yaptıkları yanlışlar ve hatalar ile her daim kanıtlarlar. Olayın en can alıcı tarafı ise, diğer ülke kurnazları, muhataplarındaki yetersizlikten yararlanır.

Osmanlı, 622 yılda 36 Padişah ile yönetilirken, yaşadığı çok iyi ve çok kötü olaylar, bu örneklerin tümünü kapsar. İyi ki tarihçiler olmuş ve tüm örnekler belgelenmiştir. Bu derece önemsenen eğitime rağmen başarısızlığın nedenleri, anlama zorluğu, genetik bozulma, hırs ve ihtirasların milli duyguları egale etmesidir. Tükenişi hazırlayan ana sebepler ise, bencillikler ve giderek artan yetersizliklerdir.

96 yıllık Cumhuriyet döneminin son 73 yılında demokrat olduğumuzu sandık. Oysa demokratlığa bir şekilde sandıktan çıkmak yetmiyor, akıllı, dürüst ve özverili olmak ta gerekiyor. Sonradan kazandığımız ortadoğululuk kültürü, bencil karakterimizin tavan yapmasına neden oluyor. Dişlerini sıkarak rakiplerine saldırmayı demokratik hak sayarak, kutsallık derecesinde güzel olan demokrasiyi ayaklar altına alıyoruz.

Ata sporumuz güreşte geçerli tehlikeli deyimimiz “Paçayı kaptırmak” için makam ve saltanat uğruna göz yumunca, yönetenleri avuç içinde görenlerce baskı nedeni oluyor. 70 yıldır süren dolaylı düşmanlık, son üç yıldır açıkça uygulanıyor. Paçayı kaptırıp özverili olamayan yönetim, demokratlık yerine tipik Ortadoğulu olup devam etmekte ısrar ediyor.

Ağustos 2018 de başlayan açık ekonomik baskıların, İzmir’deki papazın tesliminden sonra tersine döndüğünü sanırken, Fırat’n doğusu bahanesi ile yeniden gündem olduğunu gördük. ABD’de, iktidarlar değişiyor ama Amerikan çıkarlarına bağlı politikaları değişmiyor. Bu gerçekten ders çıkarmayan bizler, beka sıkıntımız var diye sızlandığımız halde, bir türlü özverili ve demokrat olamıyoruz.

16.01.2019

Hüsnü ARSLAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s