Köle

Her medeniyet, her ülke ve her milletin yakından bildiği, insanlığın yüz karasıdır kölelik. Ben size zaten ehil olmadığım şu veya bu dine, şu veya bu hukuk teorisine dayanarak değil, ülkemizde ve dilimizde ırgat, uşak ve cariye gibi tanımlar ile bilinen köleliği, 21’yy’ın ilk çeyreğinde yaşayan 80’lik sade vatandaş olarak anlatacağım.

Bu gün, hiç bir sosyal kurum ve toplum bu benim kölemdir demez, diyemez. Ama hala kölelik vardır ve ekonomik sıkıntılar oldukça var olmaya devam edecektir. Köle olan açısından kölelik suçluluk değil ama ekonomik tutsaklıktır. Bu ifadeden varmak istediğin yer, ülkemizde, kapasitesinin iki katı ile dolu ceza evlerindeki herkes tutuklu ama yargı süreci tamamlandığında aklanırsa, dışarıdakiler kadar hür olacaktır.

Kurtuluş Savaşı öncesinde, bin yılı aşkın zamandır gücü ve cesareti ile Anadolu’yu vatan edinen Türk milleti yok edilmek istenirken, Kuva-i Milliye hareketine karşı olan bazı meczuplar, esaretin, yani köleliğin kabul edilmesini istemişler. Kendilerini din âlimi, yani ulema tanıtan bu kişilerin kurtuluşu esarette görmenin ve İslam dininde köleliğin geçerli olduğunun da kabulü demektir.

Aradan 90 yıl geçtikten sonra insanlarımızı köleleştirmek isteyen dindar bir meczup, ülkemizi Amerikan çıkarlarına peşkeş çekmek için getirdiği noktayı da biliyoruz. 90 yıl öncekiler bir yıl içinde yargılandı ve 128 kişisi idam edildi. 90 yıl sonrakiler, iki kat dolu cezaevlerine rağmen üç yıl sonra bile yargılanamadı.

Köleliği yasaklayan cumhuriyet yasalarının en güçlü sahibi devleti yönetenler olması gerekirken, oy için örtülü köle savunucuları olmuşlardır. Bunu nasıl mı anlıyoruz? Bazı cemaat ve tarikatların bünyesinde binlerce köle hayatı yaşayan müritleri vardır. Hemen her seçim öncesinde devletin bakanı hatta cumhurbaşkanı oraları ziyaret edip şıh’ın dizinin dibine oturmasından.

Hazır politikacı köle ilişkisine girmişken devam edelim. Bence yeni bir kölelik türü oluştu (taşımalı kölelik). Kendileri yasa çıkarıp TBMM’nde temsile oranla hazineden milyarları bulan seçim desteği paraları alıyorlar. İktidar partileri, ulaşım ve benzeri giderleri devlet imkânları ile karşılıyor. Yardım paraları da taşımalı haçlığı oluyor.

Üç yıl önceki 15 Temmuz’u ve oradaki baş aktörün F. Gülen olduğunu da unutmadık. Aslında o deşifre olandır. Ondan farksız olan diğerleri devlet içinde, hükümet içinde, yani FETÖ nerede olmuşsa onlar da orada, hem de en etkili biçimde. Amaç, milleti sayelerinde yaşayan köle, memleketi de köle cenneti yapmaktır.

Köleliğin itibarı dindarlıktan geldiği malum, seçen, seçilen bazı hanımların arada bir ilginç beyanları, “Ben şeriat istiyorum” ile başlıyor. Kendilerini Ortadoğu rezaletinden kurtarmış cumhuriyete ve kurtarıcılarına büyük hakaretler yağdırıyor. Ne diyelim, bunlara gönüllü demek az gelir, sevgililer günü hatırına, iştahlı köleler diyelim yeter.

14.02.2019

Hüsnü ARSLAN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s